Net diyaloglar serbest konuşmaya nasıl yardımcı olur
Yeni bir dil öğrenen kişi, serbest konuşmayı genellikle bir tür hesaplama işlemi gibi hayal eder: kelime bilgisi artı dilbilgisi, doğru bir cümle verir. Pratikte bu nadiren böyle işler. Gerçek bir sohbette birdenbire bir yanıt gerektiğinde, kafada bir kuralı gözden geçirip uygun kelimeleri yerleştirmek için zaman kalmaz. Bu anda gerçekten işe yarayan şey, hazır dil yapı taşlarıdır: daha önce sık sık duyulmuş ve kendisinin de sık sık söylediği bütün ifadeler.
Tam olarak burada net, önceden hazırlanmış diyaloglar devreye girer. Bunlar soyut kurallar sunmaz, aksine kişinin daha sonra ihtiyaç duyacağı durumlar için somut, tekrar eden kalıplar sunar. Bir selamlama, bir karşı soru veya bir vedalaşma gibi tipik ifadeleri bu tür diyaloglarda defalarca duyan ve kendisi de söyleyen kişi, bunları daha sonra gerçek bir sohbette, önce kafada çevrilmesi gereken soyut bir kuraldan çok daha hızlı hatırlayabilir.
Daha sonra serbestçe birleştirilebilen yapı taşları
Birkaç cümleden oluşan bir diyalog basit görünebilir, ama genellikle bir yeni başlayanın belirli bir durum için ihtiyaç duyduğu her şeyi zaten içerir: bir selamlama, bir soru, bir karşı soru, kibar bir vedalaşma. Bu ifadeleri farklı küçük diyaloglarda defalarca duyan ve kendisi de söyleyen kişi, böylece bir yapı taşları repertuarı oluşturur. Bu yapı taşları daha sonra modüller gibi yeniden bir araya getirilebilir: bir diyalogdaki selamlama, bir başkasındaki karşı soru, üçüncüsündeki vedalaşma. Böylece zamanla, aslında sadece sabit diyaloglar çalışılmış olsa bile, kişiye özgü, esnek bir konuşma kalıpları seti ortaya çıkar.
Bunun dilbilgisi üzerinden gitmekten neden daha hızlı olduğu
Bir dilbilgisi kuralının, sohbette işe yarayabilmesi için önce kafada dile çevrilmesi gerekir. Daha önce çalışılmış bir cümle ise hazır bir şekilde bekler. İngilizce veya Fransızca „Adınız neydi?“ sorusunu diyaloglarda on kez duymuş ve söylemiş olan kişi, gerçek bir sohbette bir soru kelimesinin nasıl doğru kullanılacağını artık düşünmek zorunda kalmaz. Cümle kendiliğinden gelir. Beyin böyle anlarda teoriye değil, tanıdık bir kalıp olarak tanıdığı ve otomatik olarak hatırlayabildiği şeye başvurur. Bu fark sık sık hafife alınır: konuşma anında belirleyici olan, bir dil hakkındaki bilgi değil, daha önce kendi dudaklarından çıkmış olan şeydir.
Örnek olarak kısa bir diyalog
İspanyolcadan basit bir örnek, böyle bir yapı taşının ne kadar derli toplu olabileceğini gösterir:
„Hola, ¿cómo estás?“ „Bien, gracias. ¿Y tú?“ „Muy bien. Hasta luego.“
Üç kısa satır, ama bunlar bir selamlama, bir karşı soru ve bir vedalaşma içerir, yani neredeyse her ilk karşılaşmada bulunan tam olarak bu üç unsuru barındırır. Bu diyaloğu, örneğin farklı bir isim veya günün farklı bir saatiyle, hafifçe değiştirilmiş biçimlerde defalarca çalışan kişi, sadece kelimeleri değil, böyle bir sohbetin normalde hangi ritim ve sırayla ilerlediğini de içselleştirir. Özellikle bu tür küçük öğrenme birimleri yoğun bir güne, bunun için koca bir çalışma planına ihtiyaç duymadan kolayca eklenebilir.
Sohbette belirleyici olan, bir dil hakkındaki bilgi değil, daha önce kendi dudaklarından çıkmış olan şeydir.
Norimo bu tür diyaloglarla nasıl çalışır
Bu yüzden Norimo'da diyaloglar bilinçli olarak kısa ve net tutulur, gerçek sohbetlerde fiilen kullanılan ifadelerle. Burada belirleyici olan sadece okumak veya dinlemek değil, aktif olarak tekrar etmektir: kişi kendi repliklerini yüksek sesle söyler, telaffuzu hakkında geri bildirim alır ve cümle yapısını sadece kağıt üzerinde değil, doğrudan kendi ağzıyla çalışır. Böylece tek bir diyalog zamanla, gerçek bir sohbette uzun uzun düşünmeden başvurulabilecek, gittikçe büyüyen bir yapı taşları repertuarına dönüşür. Bu net, tekrar eden yapı, özellikle öngörülebilir bir öğrenme ortamından fayda gören öğrenenlere de yarar sağlar.
Hemen başlamaya ne dersin?
Diyaloglar, ses kayıtları ve tekrarla, kendi hızında dil öğren.